Ana Sayfa
07 Kasım 2017 ( 1193 izlenme )
Reklamlar

Barış Manço Bu Konuşmayı Yaptıktan 1 Ay Sonra Vefat Etti

Barış Manço bu sözleri söyledikten sadece bir buçuk ay sonra ölecekti. Dikkatle bakın

You Tube’da bir arama yaparken, karşıma, muhtemelen 1998 yılında atv’de yayınlanmış olan müzik konulu Siyaset Meydanı programında rahmetli Barış Manço’nun söyledikleri çıktı.

Çok partili hayata geçildiği 1950’li yıllarda türkülerimizin yeniden hatırlanmaya başlandığını belirten Manço,

27 Mayıs 1960, 12 Mart 1971, 12 Eylül 1980, 28 Şubat 1997 tarihlerinde halkın beğenisine sunulan müzik türleri ile bu tarihler arasında çok ilginç bağlantılar olduğuna ve “çok tuhaf sonuçlar ortaya çıktığına” işaret ediyor ve şu çağrıda bulunuyor:

“Artık 2000’li yıllara girerken ve önümüzdeki sene Osmanlı Devleti’nin 700. yılını kutlamaya hazırlanırken, bir üniversitemiz ya da en azından bir fakültemiz,

bu konu üzerine bir eğilsin ve bu büyük, ciddi, radikal ve sert değişimlerin yaşandığı tarihlerde ve onu takip eden günlerde niye Türkiye’nin beğenisine sunulan müzik türlerinde birtakım farklılıklar ortaya çıkmış; daha doğrusu hangi dinamikler bu meseleyi gündeme getirmiş?”

Barış Manço, 1950’li yıllarda türkülerin gündeme geldiğini, 60’larda aranjman adını alan bir müzik türünün, 70’li yıllarda Anadolu Pop, 80’lerde Arabesk, 90’larda yeni pop, 28 Şubat’tan sonra da türkülerin gündeme geldiğini söylüyor.

Konuyu biraz açması istenen Manço, 1999 yılında bu konuyu uzun uzun açıklayacağını çünkü bu konuda bir belgesel hazırladığını söylüyor. “Halkımızın beğenisine sunulan,

empoze edilen müzik türleri ve o dönemde ülkemizin yaşadığı ilginç gelişmeler; yumuşak, sert, yarı sert tutumlar, tavırlar, ifadeler, okşamalar, falan filan gibi…” diyor.

Hayli ilginç bir konu. Acaba Barış Manço, hazırlamakta olduğu o belgeseli için hangi tesbitlerde bulunmuş, hangi bilgilere,

bağlantılara ya da dokümanlara ulaşmış ve ne tür örnekler ayarlamıştı? O belgesele ne oldu? 1 Şubat 1999’da vefatı sebebiyle tamamlayamadığı o belgeselin dokümanları duruyor mu?



.................

YENİ HABER

........

Başbakan Binali Yıldırım'ın ABD ziyaretinin, siyasi ilişkilerin yanı sıra ekonomik konulara da "yeni kapı" aralaması bekleniyor.

ABD’de yeni yönetimin göreve gelmesinden sonra Türkiye'den ABD’ye başbakan düzeyinde gerçekleştirilen ilk ziyarette, Yıldırım, ABD Başkan Yardımcısı Mike Pence ile ikili, siyasi, askeri ve ekonomik ilişkileri görüşecek.

Ekonominin de görüşmelerin odağında bulunacağı ziyarette, Yıldırım, yatırımcı ve iş adamlarıyla bir araya gelecek.

Yıldırım'ın ziyareti öncesi, ABD ile vize sorununun çözümüne yönelik yaşanan gelişme piyasalara olumlu yansıdı. Sınırlı ölçüde vize başvurularının yeniden kabul edilmeye başlandığının dün açıklanmasının ardından, Borsa İstanbul'da 115.093,34 puanla gün içerisinde en yüksek seviye görülürken, 114.165,67 puanla kapanış rekoru kırıldı. Dolar/TL paritesi, vize sorunun çözülmesine ilişkin iyimserlikle 3,8905'ten 3,8224'e kadar geriledi.

İş dünyası, söz konusu olumlu havanın, Başbakan Yıldırım'ın ABD ziyaretiyle ekonomik ilişkilere yansıyacağı değerlendirmesinde bulundu.

"Ekonomik ilişkilerin güçlenmesi için yeni bir kapı"

Dış Ekonomik İlişkiler Kurulu (DEİK) Türkiye-ABD İş Konseyi (TAİK) Yürütme Kurulu Üyesi Mehmet Ali Yalçındağ, ABD ve Türkiye'nin, ticari, ekonomik, askeri ve politik alanlarda uzun süredir birlikteliği olduğunu söyledi.

Bu güçlü birlikteliğin son dönemde bazı testlerden geçtiğine ancak iki ülkenin iş birliğinin bölge için önemi ve faydasının göz ardı edilemeyeceğine dikkati çeken Yalçındağ, "Bazı olumsuz gündemler var, vize konusu, bankalarımız ile ilgili bazı dedikodular. İnancım o ki sayın Başbakanımızın ziyareti bazı dedikoduların bertaraf edilmesi için faydalı olacak ve görüşmeler de ekonomik ilişkilerin güçlenmesi için yeni bir kapı açacak." dedi.

Yalçındağ, iş dünyasının tarafların iletişim kanallarını açık tutmasını beklediklerini belirterek, vize gerginliğinin ekonomik yatırımlar için sağlıklı bir durum olmadığının altını çizdi. Yalçındağ, "Bilhassa Türkiye’deki Amerikan yatırımlarının temsilcilerinin rahat giriş yapamaması büyük bir sorun. Hükümetimizin bu süreçte iş insanlarının zorda kalmamaları için yoğun çaba sarf ettiğini gözlemliyoruz. Umuyorum ki bu konular kısa sürede geride kalır." ifadesini kullandı.

İş dünyasının beklentisi "orta yolu" bulma

Türk Amerikan Konseyi (ATC) Başkanı Howard Beasey de Türk ekonomisinin olumlu görünümü göz önüne alındığında görüşmelerde tarafların, üretim ve çeşitli teknolojik sektörlerin entegrasyonunu artırarak ekonomik ilişkileri geliştirmeye yönelik konuları ele almalarının beklendiğini söyledi.

İkili ilişkilerin zorlu bir dönemden geçtiğini hatırlatan Beasey, "Kararlı ve ileriye bakan bir ortaklık için birden fazla sorun çözülmelidir. İş dünyası, her iki hükümetin de iki ülke arasındaki mevcut siyasi konularda orta yolu bulmasını bekliyor. Böylece iş dünyası, iş yapmaya ve ikili ticaret ilişkilerini geliştirmeye devam edebilir." diye konuştu.

Beasey, vize işlemlerinin askıya alınmasının iş dünyasının güvenini sarstığını ve iş yapma kolaylığını engellediğini belirterek, her iki ülkenin de vize başvurularını sınırlı ölçüde başlatma kararının Başbakan Yıldırım'ın ABD ziyareti öncesi olumlu bir hava yarattığını dile getirdi.

Kaynak: AA

Önerilen Videolar

Reklamlar

Bunlar da İlginizi Çekebilir

EN AZ BİN 565 LİRAYA ÇIKACAK Başika'ya Saldırıya Gelen DEAŞ'lı Böyle Yakalandı! Bakın Nasıl Yalvarıyor!! İZLE-PAYLAŞ Yeni KHK'da gözden kaçan bomba detay! İŞTE RUSYA'NIN YENİ PLANI