Ana Sayfa
30 Aralık 2017 ( 410 izlenme )
Reklamlar

“Çocuğuma ben ne yaptım!”

Uzun zamandır “vurdum duymaz” diye nitelendirdiği çocuğunu doktora götüren arkadaşım; hayret ve pişmanlık içinde geri döndü.

Yüzündeki ve sesindeki ifade beni gerçekten çok korkuttu.

Söylediği tek şey ” Çocuğuma ben ne yaptım?” .

Ayrıntıları öğrenince dehşetim daha da arttı.

Çocuğun muayene ve testlerinden sonra annesini dinleyen doktor “Üzgünüm ama çocuğunuzu otizmin eşiğine getirmişsiniz” dedi.

‘Hangisine üzüleyim!’ diyen arkadaşım anlattı;

Akraba ve çevrem çok, gelen gidenden evim hiç boş





kalmıyor.

Haliyle titizlikte var, temizlikti, hazırlıktı; karşılama, ağırlama,uğurlama derken çocuğun elime ayağıma dolaşmasın diye bıraktığım tek yer TELEVİZYONUN karşısıydı.

İşime geliyordu açıkçası sorun çıkarmadan sessizce oturması.

En azından kendine zarar verecek şeylerle uğraşmıyor diyerek vicdanımı rahatlatıyordum.

Bu kadar gelen olunca rahat iadeyi ziyaretler için paraya kıyıp çocuğumu özel bir kreşe gönderdim.

2.5 Yaşında olmasına rağmen televizyon kumandasında istediğini bulması, telefonda resimleri büyültüp küçültmesi, reklam şarkılarını tekrarlaması beni zeki olduğuna inandırmıştı.

Ama bir şeylerin anormal gittiğini akranlarıyla olan ilişkisinden anladım.

Ne yalan söyleyeyim o kadar da ciddiye almadım.

Kreşteki öğretmenlere ilgili bir anne olduğumu gösterebilmek için hemen doktora götürdüm ve işin vahametini orada öğrendim.

Doktor,

“O kadar uzun bir zaman televizyonun karşısında vakit geçirmiş ki motor ve konuşma kabiliyeti önemli oranda düşmüş.

Alan-çevre algısı kopma derecesinde, çocuğunuz beyni en aktif dönemlerinde pasifize edilmiş, (bundan sonrasını o demedi ama ben ne demek istediğini anladım). Resmen çocuğunuzu katletmişsiniz” dedi .

Adeta beynimden vurulmuşa döndüm; çocuğumun rahatsızlığına mı, bencilce çocuğuma yaptığıma mı üzüleyim bilemedim.

Bundan sonra çocuğumu ayak bağı değil; hayatımın bir parçası olarak kabul edeceğim.

Araştırmalarda, genetik mi yoksa dış faktör kaynaklı mı olduğu henüz netleşmeyen otizm, ebeveynlerin ortak korkusudur.

Basit bir ihmal ve kolayına kaçmak, ömür boyu mücadeleyi gerektirecek bir soruna dönüşebilir.

Hayatımızda kimler varsa anne, baba, akraba,komşu,arkadaş hep birlikte bu parçalarımızı sağlıklı ve mutlu bir şekilde hayata hazırlamalıyız.

Evet küçük dokunuşlarla hayatımızın bu çiçeklerini soldurmadan aile hayatımızı dünya cennetimiz haline getirmek bizim elimizde!

Gülhanım Polat

Önerilen Videolar

Reklamlar

Bunlar da İlginizi Çekebilir

ABD’nin Türkiye’ye Gizlice Yerleştirdiği 50 Atom Bombası Ortaya Çıktı.. Tüm Halkımız Görsün Elden Ele Paylaşalım.. Çinlilerin sıra-dışı otobüs konsepti ,1400 yolcu taşıma kapasitesine sahip otobüs, durduğunda arabalar altından geçebilecek Taksim meydanına yoğun güvenlik önlemi! RECEP TAYYİP ERDOĞAN KRİZİNE GİREN 2 YAŞINDAKİ AMİNE MİRAY BEBEK.YOK BÖYLE BİR SEVGİ .