Ana Sayfa
07 Aralık 2017 ( 562 izlenme )
Reklamlar

REZA ZARRAB REZALETİNDE HİÇ BİR YERDE OLMAYAN AYRINTI ORTAYA ÇIKTI!

REZA ZARRAB REZALETİNDE HİÇ BİR YERDE OLMAYAN AYRINTI ORTAYA ÇIKTI!

Mal varlıklarına el konulan Reza Zarrab'ın ailesi, Zarrab'ın ABD'de tanıklığı kabul ettiği günlerde Türkiye'yi terkedip İran'a gittikleri ortaya çıktı. Zarrab, itirafçı olmadan önce de Türkiye'deki şirketlerinin içini boşaltmıştı.




Reza Zarrab'la ilgili günün bombasını Hürriyet gazetesi yazarı Abdülkadir Selvi patlattı. Dün ABD'de tutuklandıktan sonra Türkiye'deki şirketlerinin içini boşalttığı ortaya çıkan Reza Zarrab'ın ailesinin de Zarrab "tanık" olmadan kısa bir süre önce Türkiye'den kaçıp İran'a gittiklerini yazdı. 


Reza Zarrab'ın Türkiye'den çıkışı, ABD'ye gidişi, tutuklanması ve tüm bunlar olurken yaşananlarla ilgili sır perdesi henüz aralanmadı. ABD'ye gitmeden önce pazarlık mı yaptı? Eşi Ebru Gündeş ve kızı ile ABD yolculuğu kamuflaj mıydı? Türkiye'den çıkmadan önce kimlerle görüştü, kimlerden yardım aldı? İşte tüm bu sorularla ilgili Hürriyet yazarı Abdülkadir Selvi'den dikkat çeken bir uyarı geldi. 


YURTDIŞI YASAĞI SADECE 47 GÜN SÜRMÜŞ


Reza Zarrab'ın 17 Aralık’ta tutuklandıktan sonra 28 Şubat 2014 günü adli kontrol şartı ve yurtdışına çıkış yasağı konularak serbest bırakıldığını hatırlatan Selvi, "Mahkemenin yurtdışına çıkış yasağı koyduğu Zarrab, nasıl olmuş da Amerika’nın yolunu tutmuştu?" diye sordu ve cevabını da kendisi verdi: "Yurtdışına çıkış yasağı topu topu 47 gün sürmüş. 16 Nisan 2014 tarihinde ise kaldırılmış."


PİS KOKULAR GELİYOR


Zarrab’ın Miami’ye uçmadan önce ABD’nin İstanbul Başkonsolosluğu görevlileriyle buluştuğu, ABD’ye girişte bir sorun yaşamayacağı konusunda güvence aldığı yönündeki iddiaları ispatlayacak delillere ulaşamadığını belirten Hürriyet yazarı Selvi, "burnuma pis kokular geliyor" dedi.

 İstanbul Başsavcılığı’nın Zarrab hakkında açtığı soruşturmanın sadece mal varlığı üzerinden ilerlemesinin yetmeyeceğini, ABD’ye gidiş sürecinin de aydınlatılması gerektiğini vurgulayan Selvi şöyle devam etti:


EBRU GÜNDEŞ'E MUTLAKA SORULMALI 


"Eşi Ebru Gündeş,yakın korumaları ve avukatlarının vereceği bilgiler ile HTS kayıtları ve e-mail trafiği çarpıcı ilişkiler ağına ulaşmamızı sağlayabilir. İkinci bir Zarrab vakası yaşamamak için buna ihtiyaç olduğuna eminim. Ağzımızı açık bırakacak ilişkiler ağıyla karşılaşabiliriz."


ZARRAB'IN AİLESİ TÜRKİYE'Yİ TERKETTİ


Abdülkadir Selvi günün bombasını ise şöyle patlattı. ABD’de tutuklandıktan sonra Türkiye’deki şirketlerinin içini boşaltan Reza Zarrab'ın ABD'de "ötmeye" başlamadan önce ailesirden de çok ama çok kritik bir hamle gelmiş. Selvi'nin iddiasına göre, Reza Zarrab ABD'de resmen tanık olmadan hemen önce annesi, babası ve kardeşi Türkiye’den İran’a kaçtı. 

İTİRAFÇILIĞI ORTAYA ÇIKMADAN 1 AY ÖNCE GİTMİŞLER


Zarrab’ın 26 Ekim'de kamu tanığı olduğunu hatırlatan Abdülkadir Selvi, "Belli ki eylül-ekim ayları sadece ABD’deki Zarrab açısından değil, Türkiye’deki ailesi açısından da önemli kararların olduğu bir zaman dilimi olmuş. Türk vatandaşlığı bulunan erkek kardeşi Muhammed (Can) Sarraf İran’a geçiş yapmış. O tarihe kadar Türkiye’de yaşayan ve aynı zamanda Türk vatandaşlığı bulunan babası Hüseyin, annesi Şebnem Sarraf ise dikkat çekmemek için 1 ay önce İran’a gitmiş." dedi. 


ORTAĞI ZENCANİ İDAM CEZASI ALMIŞKEN NİYE GİTTİLER?


Ve Abdülkadir Selvi şu noktanın altını çizdi: "İran’daki iş ortakları Zencani’nin idam cezasına çarptırıldığı dikkate alındığında Zarrab’ın ailesinin İran’a gidişi, sadece vatan hasretiyle izah edilecek bir durum değil."



IŞTE A.Selvi'nin o yazısı



REZA Zarrab, 17 Aralık’ta tutuklandıktan sonra 28 Şubat 2014 tarihinde adli kontrol şartıyla serbest bırakılmış, İstanbul 3. Sulh Ceza Mahkemesi’nin 2014/1258 No’lu kararıyla yurtdışına çıkış yasağı konulmuştu. Mahkemenin yurtdışına çıkış yasağı koyduğu Zarrab, nasıl olmuş da Amerika’nın yolunu tutmuştu? Bu sorunun peşine düştüm. Yurtdışına çıkış yasağı topu topu 47 gün sürmüş. 16 Nisan 2014 tarihinde ise kaldırılmış.

Zarrab’ın Miami’ye uçmadan önce ABD’nin İstanbul Başkonsolosluğu görevlileriyle buluştuğu, ABD’ye girişte bir sorun yaşamayacağı konusunda güvence aldığı yönündeki iddiaları ispatlayacak delillere ulaşamadım. Ama peşini bırakmış değilim çünkü burnuma pis kokular geliyor. İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı’nın Zarrab hakkında açtığı soruşturmanın sadece mal varlığı üzerinden ilerlemesi yetmez. ABD’ye gidiş sürecinin de aydınlatılması gerekiyor. Eşi Ebru Gündeş,yakın korumaları ve avukatlarının vereceği bilgiler ile HTS kayıtları ve e-mail trafiği çarpıcı ilişkiler ağına ulaşmamızı sağlayabilir. İkinci bir Zarrabvakası yaşamamak için buna ihtiyaç olduğuna eminim. Ağzımızı açık bırakacak ilişkiler ağıyla karşılaşabiliriz.

ZARRAB AİLESİ İRAN’A GEÇİYOR

Zarrab, ABD’de tutuklandıktan sonra Türkiye’de iki önemli gelişme yaşanıyor.

1- Hürriyet’in ortaya çıkardığı gibi Türkiye’deki şirketlerin içi boşaltılıyor.

2- Kamu tanığı olmadan kısa bir süre önce annesi, babası ve kardeşi Türkiye’den İran’a geçiyorlar.

Zarrab davası 27 Kasım’da başladı. Ancak Zarrabmahkemeye çıkmadan önce “kamu tanığı” olduğu için sanık olarak çıkması beklenen mahkemede, itibarlı tanık oldu. Mahkemeye sunulan belgeden Zarrab’ın 26 Ekim tarihinde kamu tanığı olduğu anlaşılıyor. Belli ki eylül-ekim ayları sadece ABD’deki Zarrab açısından değil, Türkiye’deki ailesi açısından da önemli kararların olduğu bir zaman dilimi olmuş. Türk vatandaşlığı bulunan erkek kardeşi Muhammed (Can) Sarraf İran’a geçiş yapmış. O tarihe kadar Türkiye’de yaşayan ve aynı zamanda Türk vatandaşlığı bulunan babası Hüseyin, annesi Şebnem Sarraf ise dikkat çekmemek için 1 ay önce İran’a gitmiş. İran’daki iş ortakları Zencani’nin idam cezasına çarptırıldığı dikkate alındığında Zarrab’ın ailesinin İran’a gidişi, sadece vatan hasretiyle izah edilecek bir durum değil. 

DÖNEMİN BAŞBAKANI


Zarrab davası ilerledikçe ilginç paralellikler de ortaya çıkmaya başladı. Türkiye’de, 17 Aralık operasyonunun düğmesine hangi maksatla basıldıysa, ABD’deki dava da aynı hedefe yönelik olarak sürüyor.

1- 17 Aralık operasyonunu planlayanlar, operasyonu başlatan savcılar ve gerçekleştiren polis şeflerinin tamamı FETÖ’den ya yurtdışına kaçtı ya da cezaevinde. FETÖ bağlantısı nedeniyle mesleklerinden ihraç edildiler, yargılanıyorlar. Celal KaraZekeriya ÖzYakup Saygılı gibi.

ABD’deki davanın ilk savcısı BhararaFuat Avni’den daha heyecanlı bir şekilde onların tweet’lerini retweet etmekle meşgul. Mahkeme Başkanı Berman’ın 8-9 Mayıs 2014 tarihinde FETÖ organizasyonu ile Türkiye’ye geldiği ortaya çıkmıştı.

2- 17-25 Aralık operasyonunu yapan FETÖ’cülerin hedefi Erdoğan’ı düşürmekti. Darbe dönemlerindeki “Sabık Başbakan” ya da “Devrik Başbakan” gibi polis fezlekesinde, “Dönemin Başbakanı” yazıyordu. Fezleke, “TALİMATI ÖRGÜT LİDERİNİN, DÖNEMİN BAŞBAKANI RECEP TAYYİP ERDOĞAN’IN VERDİĞİ” diye başlıyordu. ABD’deki mahkemede ise Zarrab’ın, “Başbakan ve Babacan bana, Vakıfbank ve Ziraat Bankası için talimat verdi” diyor. Peki nasıl vermişler? “Abi”den yani Zafer Çağlayan’dan duymuş. Ama mahkeme beyanı duymuş diye değil, talimat verdi diye kullanıyor.

Zarrab davası AK Parti içinde çok yoğun bir şekilde tartışılıyor. Çapraz sorguya geçilmesiyle birlikte Zarrab’ın çelişkili ifadelerinin ortaya çıkacağı düşünülüyor. “İkinci raundu bekleyelim” deniliyor.

Önerilen Videolar

Reklamlar

Bunlar da İlginizi Çekebilir

KILIÇDAROĞLU SORULAN SORUYA CEVAP BİLE VEREMEDİ EĞER İKTİDAR OLURSANIZ... İrlanda Milletvekili Referanduma HAYIR Tayyip Erdoğan İstifa dedi :) İŞTE BU YÜZDEN EVET PAYLAŞMAYAN KALMASIN !! Endonozyada deprem anı dağların yıkılması. FLAŞ HABER ...ÖSO Menbiç'e ilerliyor